Derinlemesine ENTP Kişilik Tipi Analizi

En son güncellendiği tarih: Mar 5

Merhaba sevgili yüksek ihtimal ENTP kardeşim yada ENTP kişilik tipi ile ilişkinin olur-olmazını merak eden diğer kişilikteki kardeşim :)


Buraya geldiysen, muhtemelen ENTP kişilik tipi özelliklerini zaten çoktan okumuşsundur.


Bu kişilik tipini en doğru şekilde derin analiz edebilecek biri olsa olsa yine bir ENTP yada yakın kardeşimiz, içine kapanık INTP olabilirdi. Çünkü bir her şeyi en iyi biliriz. Bu işi bir psikolog yada psiko-analizciye bırakacak halim yoktu. Bu durumda ben kendim yapıyorum. (ENTP) Özellikle genç ENTP ler için oldukça önemli püf noktaları vereceğim. Çünkü en iyi yaşayan bilir.


NEDEN ŞEYTANIN AVUKATLIĞI?


Bu her daim haylaz çocuk her şeyi aynı anda bilmek, görmek ve denemek ister. Beyninin düşünme kapasitesi karşısında vücudu ayak uyduramayacak derecede zayıf kalır. Karşılaştığı olayları ve kişileri anında ve çok hızlı tanıyıp analiz etmek ister. People Mastery'sinin en yüksek oluşu bir rastlantı değil bu aşırı isteğin bir sonucudur. İnsan bir şeyi çok isterse onu başaramaması için bir engel olamaz. İşte ENTP'de olay ve kişileri hızlı tanımak ister ve elinden gelen her yolu denemekten çekinmez.


İş böyle olunca o da kendine pratikte her zaman olmasa da %99 doğru işleyen bir metod geliştirmiştir. Şeytan'ın Avukatlığı...


Şeytan'nın Avukatlığı rolü, oynaması herkes için kolay olmayan ve sonuçları belirsiz ve çoğu insan için acı veren bir oyundur. Bu oyunu oynamaya cüret eden kişi umarsız biri olmalıdır. Toplum baskısına karşı dik durabilecek biri olmalıdır. Çoğu ENTP genç yaşlarda Şeytan'ın Avukatlığını oynamaya başlar ve sonuçları genç yaşlarda üzücü olabilir. Ebeveyn kontrolünden ve yakın çevre baskısından sıyrılabilmek o kadar kolay değildir, yine de üzücü olsa bile bunu oynayıp tecrübe puanı kazanmaya devam eder.


Neyse bir ENTP olarak çok konuşuyorum, konudan sapmayayım. People Mastery demiştik. Her ENTP'nin bir insan sarrafı (people mastery) olmasının en başta gelen nedenlerinden biri Şeytan'ın Avukatlığını genç yaşlarda oynamaya başlaması ve bu oyun sonrasında kazandığı edinimleri çok iyi analiz edebilmesinde ve sonrasında anında hayatına dahil edip kullanmasında yatar. Sonuçta bir "Analizci" grubu üyesi olduğundan gözlem yeteneğini, doğru analiz ile birleştirince gücüne güç katar.


Şeytan'ın Avukatlığı, gerçekten savunmadığın bir fikri savunurmuş gibi davranmak, olaylara hep kötü tarafından ve bakılmak istenmeyen tarafından bakmak demek. Peki neden böyle yapıyoruz. Zevk için mi? EVET zevk için. Zevk'in yanında bir de karşındaki insanın duygularını ön plana çıkartıp kişinin aşırı duygusal bir anında vereceği karar ve göstereceği davranışları görüp defterine kaydetmek ve ayrıca konuşulan konu hakkında ENTP'nin düşünce kapasitesi arttırmak için farklı görüşleri anında su yüzüne çıkartıp analiz havuzuna big DATA göndermek ve bir olayı en mantıksal şekilde en doğru ve en kısa yoldan çözmek için. Yani bu durumda ENTP açısından WIN-WIN-WIN durumu gerçekleşmektedir.


Bu hızlı data toplama-analiz etme hazzını alan bir ENTP'nin Şeytan'ın Avukatlığını hayatından çıkarabilmesi söz konusu bile değildir.


Ne kadar umarsız olursa olsun, Şeytan'ın Avukatlığını kullanan bir ENTP'in bazı durumlarda yine de acı çekmesi kaçınılmazdır. Şöyle ki; Diyelim bir grup ile tartışılıyor ve siz bir ENTP olarak olayı en mantıksal yol ile en kısa sürede çözmeye çalışıyorsunuz. Rolünüzü oynadıktan sonra tüm tepkileri ve olumsuzlukları üzerinize çektiniz. Buraya kadar bir sıkıntı yok, zaten bunlar bir ENTP 'nin günlük yaşadığı tecrübeler ancak ne zaman ki olayı sizin açık fikirli ve çok yönlü düşünme metodunuzun çözdüğü anlaşılmaz işte o zaman bu biraz üzüntü verici olabilir. Düşünün siz mantıksal düşünüp bir grup insana, türlü oyunlar ve zorlamalar hatta üzerinize yağan hakaret ve küfürler sonrasında doğru yolu seçtiriyorsunuz. Yine de bunu görebilecek ve minnet edecek kadar akılları yok. Bence zekasız olmak ve kendini geliştirmemek bir günah olmalıydı.


Bu bakımdan genç ENTP kardeşlerime önerim Şeytan'ın Avukatlığından asla vazgeçmeyin ve sonuçları ne kadar kötü olursa olsun bunun sizin bir hatanız olarak değil toplumun henüz sizin kadar açık fikirli ve mantıksal olmadığından kaynaklandığını bilin. Bu rolü oynamak cesur bir yürek ve büyük sorumluluk gerektirir. Bunu da sizden başka yapacak biri yok !!! Ayrıca Big DATA'yı ancak bu şekilde toplayabilirsiniz. DATA'ya ihtiyacınız var. Knowledge is Power.


NEDEN bir ENTP ile tartışmamalıyız?


Sevgili kardeşlerim, bir ENTP ile tartışmak, karşısındaki kişi(ler) açısından büyük bir zaman kaybıdır.


Asla yenemezsiniz. Asla Asla Asla ( Hemen kızdınız değil mi? Egosuzlar güldü bile)


Bunu dediğimde insanlar hemen kızıyorlar. Kızmalarının sebebi egolarının yüksek olmasından kaynaklı yenilgiyi kabul etmeme durumu ve kendimi onlardan üstün gördüğümü sanmaları.


Bunların ikisi de yanlış. Yine duyguları ile düşündüler ve baştan kaybettiler.


Asla yenemezsiniz çünkü siz 5 yaşında arkadaşlarınız ile evcilik oynarken biz tartışma pratikleri yapıyorduk. Zeka ve hızlı düşünme yanında, bu konuda tecrübeli olmak en önemli şey.


Zeki, mantıksal düşünme, kaba olma, duyguları karşısındakine karşı kullanmaktan çekinmeyen, şeytanın avukatı olan ve bu konuların hepsinde uzun yıllar tecrübesi olan birini sadece zeka ve doğrular ile yenemezsiniz. Bu imkansız. Yenilginizin sebebini bile anlamadan kendinizi bir duygusal buhran içinde bulursunuz.


Bir başka önemli sebebi de biz tartışmaktan ZEVK alırız. Hatta tartışma bizim aleyhimize gittiğinde daha da zevk almaya başlarız çünkü bu bize bir mental challenge sunar. Sonuçta bizim olayımız mental challenge arayışı. Her şeyde hızlı bilgi sahibi ve başarılı olma sebebimiz de bu.


Duyguları ile hareket eden kişiler tartışmanın sonunda çoğu zaman ağlayabilir de. Bu ENTP'nin suçu değildir çünkü aşırı mantıksal ve kaba birinin duygusal biri karşısında tartışmayı kazanmak için karşısındakinin duygularını kullanması kaçınılmazdır. Bazı çok bilmiş keko nerd ve geekler bunu Ad Hominem olarak adlandırabilir çünkü neden yenildiklerini mantıksal olarak anlamadıkları için olaya hemen bir kulp bulmak isterler. Yazık.


Bir ENTP'nin tartışma kapasitesi sonsuzluğa giden bir çizgidir. Çünkü;


1-) Bundan haz alırız

2-) Tartışma bize yeni mental challenge'lar sunar ki bu da haz verir.

3-) Tartışma uzadıkça daha fazla data toplar ve analiz ederiz ki bu da bize haz verir.

4-) Trolleme imkanı yaratır ki bu da bize haz verir.

5-) Yeni orijinal fikirler aklımıza gelir ki bu da bize haz verir.


Gördüğünüz gibi diğer insanların tartışma esnasında sıkıntı duyduğu şeyler bize haz verir. Haz veren bir şeyi insan neden bırakmak istesin.


İşyerinde ENTP


İş yerinde ENTP karakteristik özelliklerimizi törpülemeli miyiz?


Referans noktanız gerçekler olduğu sürece törpülemenize gerek yok çünkü gerçekleri kimse yenemez ve değiştiremez. Asla yalan söylemeyin ve arkasını toplayamacağınız bir durumda riske girmeyin. Manipüle edecekseniz People Mastery gücünüzü kullanıp kişileri iyi analiz edin.


Belki kaba ve troll olma noktasında biraz törpüleyebilirsiniz. Ancak mantıklı bir ENTP'nin hangi durumda nasıl davranması gerektiğini bildiğini ve trolleme isteğini ortama göre ılımlı şekilde yapmaya devam edeceğinden şüphem yok.


Hatta çoğu durumda bu özellikleri işyerinde bir kazanıma dönüştürebilirsiniz. İş odaklı çok ciddi bir toplantı sırasında yapılacak espri niteliğinde ılımlı bir trolleme ortamı yumuşatıp sizi akılda kalıcı yapar.


Fikrinizi Çaldırmayın


İşyerlerinde sıkça görülen bir durum; ünvanca üstün birinin sizin fikrinizi çalıp kendi fikriymiş gibi gösterip nemalanmasıdır. Bu konuda handikaplıyız. Derler ki; bir ENTP 'nin düşünmesi konuşmaktır. Bu doğru biz fikrimizi yukarıdaki değindiğimiz sebepler ile asla saklamayız, bizi ENTP yapan yegane şeylerden biri budur. Bu bakımdan fikrinizi bireylere söylemektense, bir toplantı esnasında grup içinde yada yazılı olarak yapmanızdır. Bunlara rağmen fikrinizin çalındığını düşünüyorsanız asla buna izin vermeyin ve peşine düşün.


ENTP'LER KÖTÜ BİREYLER Mİ?


Da Vinci, Sokrates, Büyük İskender, Diyojen, Mark Twain, Tom Hanks, Edison vs... kötü ise ben de kötüyüm :)


Kötülük ve iyilik, etik ve ahlak ile birlikte ele alınabilecek kavramlardır. Ve bunlar da görecelidir.


Ancak kötülük ve iyiliği şahsa ve topluma sağlanan fayda ve verilen zarar ile ölçebiliriz.


Yukarıda saydığım isimlerden Sokrates, Din konusunda gerçekleri söylediği için toplum tarafından şeytani olarak görüldüğü için asılmıştır. Ancak Sokrates'in Son Savunmasını okursanız kendiniz ile (ENTP iseniz) oldukça özdeşleştirirsiniz.


Ölüm karşısında bile mantıksal olan doğruları, tüm toplumu karşısına alarak savunmaktan ve konuşmaktan geri kalmamıştır. Yalan söyleyip asılmaktan kurtulmak yerine fikrini devam ettireceğini düşündüğü gençlerin önünde savunmasını yaparak asılmayı tercih etmiştir. Bugün bir son sözleri bizim mottomuzdur. "Beni assanız bile söylediklerimin gerçek olduğu er geç göreceksiniz ve haklılığımı kabul edeceksiniz"


Bu idealde ölümü karşısına alan birinin (toplumun gençlerine gerçekleri gösterip, batıldan kurtarma çabası) kötülük barındıracağına inanmıyorum.


Diğer yandan Da Vinci. Ben bir ENTP olarak kendimi en çok Da Vinci ile özdeşleştiriyorum çünkü ben de onun gibi daha fazla üretken olup sanat ve fikir üretmek için günde 4 saat uyuyorum. Ennegram 7w8 kombinasyonu diyelim buna. Bir dalda öğrendiğim kazanımı diğer bir dalda öğrendiğim ile birleştiriyorum. Da vinci toplum tarafından nasıl karşılanırdı, troller miydi bilmiyoruz ama vizyoner entp yapısı ile toplumu tek başına geliştirmiş biri.


ENTP'lerin kötü gözükmesinin sebebi Kaba (Bold-Cesur) olmaları. Şeytan'ın Avukatlığını yapan biri pek tabii toplum tarafından farklı biri olarak ele alınacaktır.


Ne olursa olsun biz asla bir yalanı referans alıp tartışmaya girmeyiz. Bizim tartışma potansiyelimiz tek bir kural etrafında döner. Her zaman doğruyu referans al. Sonuçta YALAN söyleyerek ve gerçekleri çarpıtarak bir tartışma asla kazanılmaz çünkü gerçekler her zaman tektir ve göreceli değildir. Biz sadece doğruyu yalan yapmadan nasıl tartışmayı kazanacağımızı çok iyi biliyoruz.


KABALIK her zaman toplumun sevmediği bir kavramdır ancak Konfüçyus'un şu sözünü asla aklınızdan çıkartmayın. Bence bu söz aslında ENTP'lerin "kabalığını" çok iyi açıklıyor :


"SÜSLÜ SÖZLER İLE ERDEM BAĞDAŞMAZ"


Biz her zaman en doğru ve en mantıklı olanı her yolu deneyerek ve hızlı analiz ederek toplumun önüne bazen en kötü şekilde sunan ve kavga ederek kabul ettirmeye çalışan bireyleriz. Tek derdimiz herkesin en mantıklı olanı seçebilmesi. İnsanları ikna etmek kolay değildir ve uyguladığımız yöntemler en çok bizi yoruyor. Bizim de eğlenmeye ihtiyacımız var. Bu kadar yorucu bir düşünce fırtınası içinde bırakın da sizi biraz olaylara eğlence katalım.(kendimiz için)


Aklıma gelen olunca tekrar yazacağım.

Sevgiler

Alper

0 görüntüleme