Yaşamımızın Amacı

En son güncellendiği tarih: Mar 12

Bu kısa yazımda bireysel yaşamımızın amacı üzerine kendi kurduğum bir mantık ile felsefik bir yaklaşımda bulunacağım.

Doğduğumuz andan ölene dek, “bireysel” olarak yaşamımızın bir “amacı” (ulaşılmak istenen sonuç, hedef) var ise, bu amacı henüz doğmadan önce kendimiz için, bizim belirlemiş olmamız gerekir çünkü bireysel bir amaç henüz herhangi bir eyleme başlamadan önce eylemi gerçekleştirecek kişi tarafından belirlenmek zorundadır.


Bu durumda yaşamımızın bireysel olarak özel bir amacı olduğunu iddia ederken bu amacı kendi adımıza bizim, henüz doğmadan önce belirleyemez olmamız, bu amacı bireysel bir amaç olmaktan çıkarır. Onu ya başkasının amacı ya da var olamaz hale getirir.


Şayet durum böyle ise; yani biz doğmadan, bizim bilgimiz dışında tayin edilmiş bir amaç var ise fakat biz doğduğumuz anda ya da öncesinde belirlenmiş ise, bu amacın kişiye ait bir amaç olduğunu söyleyemeyiz. Bu amacın varlığına inanmak, bizi alınan bu amaç için kullanılan birer araç haline getirir çünkü amaç - kelime anlamı ile – ulaşılmak istenen sonuç ve hedef, bize ait olmadığı için, kendimize ait olmayan bir amacın ancak aracı olabiliriz.


Şayet durum böyle ise, yani yaşamımız başka bir “varlığın” amacı için bir araç ise, kendi hayatımıza bireysel bir anlam yüklememiz durumunda, araç olarak kullanılırken kendimizi araç olma hususunda daha da motive etmiş oluruz. Bu da amacı belirleyen varlığın amacına ulaşması yönünde yardımcı olur. Yani bizleri daha iyi birer araç haline getirir.


Amacı belirleyen biz olmadığımız ve amaç henüz biz doğmadan önce belirlendiği için amacın neye hizmet edeceği hakkında kesin bir fikrimiz olamaz. Hayatımıza bir anlam yüklüyor olmak ile ya bu bilinmez amaca sorgusuzca hizmet etmeye boyun eğeriz ya da amacın bilinmezliğinden kendimizi kurtarmak için kendi dikkatimizi dağıtırız.


Sevgiler

Alper

2 görüntüleme