Bilişsel Fonksiyonlar (Carl Jung) ve 16 Kişilik Tipi (Myers-Brigss-MBTI ) karşılaştırması

En son güncellendiği tarih: 3 gün önce









Önemli Güncelleme :

Bu yazıda geçen konuları, yeni Podcast serim olan Fikirdemeler'in ilk bölümünde bulabilirsiniz.


İlk bölüm'e buradan ulaşabilirsiniz.


Diğer Platform Linkleri

Spotify Apple Google Stitcher

RSS Feed







Giriş :


Merhaba,


Bu yazımda, Freud'un da yakın ve bazı çalışmalarda takım arkadaşı olan psikiyatr Carl Gustav Jung'un 1921'de temellerini attığı ve her insanda mevcut olan bilincin fonksiyonlarından (bilişsel fonksiyonlar olarak da bahsedilmektedir) ve buna bağlı olarak - Jung'un tanımı ile - psikolojik tiplerden detaylıca bahsedeceğim.


16 Karakter Tipini duyanlarınız ve hatta kendi kişilik tipinin ne olduğunu bile bilenleriniz mutlaka vardır. Tahminin zaten bu testi çözüp daha fazla temele inmek için araştırma yaparken kendinizi bu yazımda bulduğunuz yönünde :) çünkü benim de bu yazıyı yazmaktaki çıkış noktam buydu. O zaman doğru yerdesiniz.



Hala çözmediyseniz yeni geliştirdiğim mobil uygulamam Easy Personality Identifier'ı kendi bağımsız geliştirme stüdyomda (garlic & mushroom entertainment) yayınladım. Genelde 60-80 arası soruya cevap vererek tespit edebildiğimiz kişilik tipimizi, %98.8 doğruluk payı ile tamamını kendim hazırladığım 20 soruya indirgemeyi başardım. Algoritmamı 200 kişiden fazla denek ile, birden çok test metodu üzerinden çapraz doğrulama yaptım ve çalışıyor. 1 dakikadan az sürede çözülebiliyor. Kendi tipini bilenler lütfen karşılaştırma yapıp bana bildirsinler.



16 karakter tipi kategorizasyonun temeli olan Myers-Briggs Type Indicator (MBTI), Keirsey Temperament Sorter gibi çalışmalar/metodlar da esasen Jung'un Psikolojik Tipler isimli çalışmasını temel aldığı için, ben de en temele inip, stereotype'a indirgenmemiş hali ile bilinçaltı (bilişsel) fonksyonlarımızın neler olduğunu, nasıl işlediğini, 16 karakter tipine nasıl dönüştürülebildiklerinden bahsedeceğim.


16 Kişilik Tipleri Testlerinin sonuçları elbette, göreceli de olsa doğruluğu yüksek ve gerçeği oldukça yansıtır (ben %99 dan fazla doğru sonuç vereceğini düşünüyorum) ancak aşağıdaki maddeleri göz önünde bulundurduğumuzda tanımlamadaki eksiklikler göz ardı edilemez. Bu bakımdan karşılaştırmalı olarak kontrol edici olarak bilişsel fonksiyonlarınızı da mutlaka öğrenmelisiniz.


* Bazı sorular teorik olup, kesin netlik içermediği için yanıltıcı sonuç verebilir.

* Kendiniz adına ön yargılı olabilirsiniz. (özellikle bazı karakter tipleri)

* Bu testler 8 adet bilişsel fonksiyonu derinlemesine anlatmaktansa basite indirgeyip sınırlamakta ve sadece kategorize etmektedir.


Bu yüzden MBTI ve benzeri çalışmalar çoğu zaman pseudoscience olarak kabul edilmektedir.


Jung'un diğer çalışmalardan farkı, Jung data olarak sadece bireysel klinik vakaları üzerinden çalışmasını şekillendirmiştir, diğer çalışmalar daha çok istatistiksel data kullanırlar.


Bu uzun girişden sonra :


Bilişsel Fonksiyonlar (Cognitive Functions) Nedir?


Basitçe, bunlar bizim istemsizce (bilinçaltımızdan), beynimizde, bilgiyi işleme ve karara bağlama mekanizmalarımızın modlarıdır. (Not: Bundan sonraki kısımda hep terminoloji olarak orjinal isimlendirme ve bunların harf sembollerini kullanacağım.)


Psikolojik Tipler (Jung'un çalışmasının adı) , belli sıra ile 4 (toplamda 8 adet içinden) fonksiyonun dizilimi ile belirlenir.


  • Bunlardan 4 'ü dışa yönelmiş (extroverted) fonksiyondur. Çevremiz ile etkileşiminizi ve davranış/aksiyon bazlı hareketlerimizi kontrol eder.

  • Diğer 4'ü içe yönelim (introverted) fonksiyonlardır, bunlar da analiz etme ve yansıma şeklinde tezahür eder.


Jung'a göre; ister içe kapanık, ister dışa dönük olun (MBTI'daki Introvert ve Extravert/Extrovert fonskyonları. (Fazladan bilgi : Extravert ve Extrovert aynı kelimelerdir, ikisi de doğrudur.) , her insanda 2 adet dışa yönelik, 2 adet te içe yönelik fonksiyon bulunmak zorundadır.


  • 2si idrak etme ve rasyonel olmayanlar : Önsezi ve Algılama (N,S)

  • 2si yargıya varma ve rasyonel olanlar : Düşünme, Hissetme (F,T)

Yani diğer bir deyiş ile ;

  • 8 Bilişsel Fonksiyonlardan 4'ü İdrak/Sezgi üzerineyken (Yeni bilgiyi öğrenme ve ve olasılıkları değerlendirme)

  • Diğer 4'ü sonuca varma ve plan oluşturma üzerinedir.

Jung'a göre içedönük olan fonksyonlar her zaman subjektiftir, dışadönük olanlar ise objektif.

Bu ana fonksiyonların açılımları - içe ve dışadönüklükten arındırılmış hali ile - şu şekildedir :


1-) Sezmek, 2-) Algılamak, 3-) Düşünmek, 4-) Hissetmektir.


(MBTI ve diğer karakter oluşturma metodlarında da kullanılan benzer hali ile)


Şimdi teker teker fonksiyonların ne olduğunu ve insanların nasıl davranışlarını kontrol ettiğini görelim (yabancı kaynaklarda sıkça karşılaşabileceğiniz için kısa isimlerini de yanında belirtiyorum) :


  1. Dışadönük Önsezi (Ne)

  2. İçedönük Önsezi (Ni)

  3. Dışadönük Algı (Se)

  4. İçedönük Algı (Si)

  5. Dışadönük Hissetme (Fe)

  6. İçedönük Hissetme (Fi)

  7. Dışadönük Düşünme (Te)

  8. İçedönük Düşünme (Ti)









A-) Algısal/Duyusal Fonksiyonlar :

Junga göre Intution, tamamen bilinçaltı ile algılama biçimidir. Reel bir tanımı olmamakla birlikte ne tam olarak bir alglamadır, ne bir histir ne de bir zekasal sonuca varma biçimidir ancak bunların hepsini biraz olsun içeren bir karma fonksyondur. Bu yüzden Jung'a göre nitelik bakımından diğer fonkyonlardan en üstünüdür. ;)


Dışadönük Önsezi - Extroverted Intuition (Ne):


Dışadönük önseziye sahip insanlar tam bir beyin fırtınacısıdırlar. yeni olasılıklar yaratır, soyut fikirleri çevresel bağlantılar üzerinden öne çıkarır. Belli bir olay karşısında olabilecek tüm olasılıkları (detay içermeden) hızlıca düşünmek isterler ve sonuca varırılar. Dışadönük Önsezi, aynı anda birden çok tartışmalı fikri - bazen sadece eğlence amaçlı - olarak bile ele alabilir ve olayları her türlü yönden düşünmeye - çevresini de - zorlar. Ağırlıklı olarak gelecek odaklı bir fonksiyondur, geleceğe dair olasılıkları hesaplamaya çalışır ve olasılık görmekten hoşlanır.


Bu hızlı ve çetrefilli düşünme patlamaları yanında bir dezavantaj getirir : Bzen sorumsuzca hızlı karara varabilir (ön yargılı ve yargılayıcı değildir, data değiştikçe hızlı karar değiştirir ve sonuca çok hızlı varmak ister) ve bu yüzden de aşırı kararsız olabilir. Aklı diğer olasılıklarda kalır. Problem çözerken tümdengelimcidir. Önce gerekli gereksiz tüm datayı toplar ve harmanlar, olasılıklar havuzunda eleyerek sonuca varır.


Bu şundan dolayıdır : Birincil fonksyonu Ne olan biri NE OLUYOR'u değil NELER OLABİLİR'i bulmak ister ve olasılıklara odaklanır. Bu yüzden tüm olasılıkları alıp bir pattern düzeyine ani olarak indirgeyip sonuca çok hızlı ve en güvenilir şekilde ulaşması en muhtemelen fonksyondur.


Örnek olarak Geleceğe Dönüşteki Dr. Emmet Brown - aynı benim gibi :D - sürekli olarak Ne patlamaları yaşar. Kafanızda daha iyi şekillensin diye. Hatırlarsanız sürekli olarak datayı kullanarak yeni fikirleri dışa vurur. Bu fikirlerin doğru olması önemli değildir, sadece gerçek data göz önüne alındığında olasılığın söylenmesi gerekir. Bu şekilde yanlış da olsa, doğruya daha çabuk ulaşılır.


Bu fonksiyon tarafından yönetilenler genellikle heyecan verici, girişimci ve yüksek yaratıcılık gücüne sahiptirler. Bilinçli ve severek tartışma ortamı yaratmayı, sürekli yeni şeyler denemeyi ve hayatın kendisini bir meydan okuma olarak görürler. Motivasyonları yeni olasılıklar ve çözülmesi gereken problemlerdir.


Ancak aynı sebeple, uzun süreli plan yapma ve tek bir fikire odaklanma konusunda oldukça başarısızdır.


İçedönük Önsezi : Introverted Intuition (Ni):


Jung'a göre : Soyut ve içedönük doğasıdan ötürü açıklaması en zor fonksyon Ni'dir. Görüneni birden çok kaynak üzerinden bir görüşe ve vizyona oturtabilme yetisi vardır. Tümevarımcıdır, Ne gibi tüm datayı toplamaz, önce sadece işine yaracak verileri arar ve onları tek tek analiz ederek sonuca varmaya çalışır

.

İçedönük Önsezi dünyanın işleyişini geçmiş ve şimdiye göre soyut olarak analiz edip, bir akış şeması yaratır. İnsanların, davranışların, olayların ve teorilerin esansını yakalamaya çalışır ve bunlara tam tepeden bakarak büyük resmi oluşturmaya çalışır. Adeta, olay örgünüsünü ileriye yönelik olarak en optimal şekli ile görmeye çalışır. Bu sebeplerden çok ileri görüşlü olmaları kaçınılmazdır.


İçedönük Önsezi ile yönetilen insanlar, gergin, odaklanmış ve çevresindeki tutarsızlıkların aşırı farkında şekilde yaşar. Bilmece, bulmaca ve kelime oyunlarından hoşlanırlar.


Ne gibi o da büyük bir dezavantaja da sahiptir. Ne nin eksikliği onu dik kafalı inatçı ve kendi içindeki vizyona odaklayan ve açık olarak görüneni bazen reddeden biri yapabilir.





Dışadönük Algılama : Extroverted Sensing (Se)


Görüneni, sadece reel olarak ve kalıplar ile algılar. Gerçek olan ile kısıtlıdır. Fakat bu sanılanın aksine mantıksal bir tatmin için değil en yüksek psikolojik hazzı yaşama isteğindendir. Gizli anlamlar çıkartmaya çalışmaz görüneni en hızlı açıklanabilir şekilde algılamaya çalışır üzerinde düşünmez. Gördüğüne inanma, duyduğunun yarısına inan sözü Se ile kontrol edilen biri için geçerli değildir çünkü o gördüğünü ve duyduğunu realiteye dönüştürür ve arkasında gizli bir şey aramaz.


Dışadönük Algılama kişinin çevresini olduğu an içinde yaşamaya odaklar. Çevresini saran her şeye karşı yüksek bir farkındalık oluşturur. Diğer tüm fonksiyonlara nazaran yaşanan ana en çok odaklanabilen fonksiyondur.


Dışadönük Algı ile yönetilen kişiler oldukça enerjik, umarsız ve spontane olur. Genellikle olaylar analiz etmez, sadece baktıkları ve istedikleri şekilde algılama yönündedirler. Bu tiptekiler dışarıya karşı özgüvenli oldukları hissini fazlaca yansıtırlar. Kim olduklarının ve ne istediklerinin farkındadırlar.


Bu yüzden “estetik” üzerinde çok dururlar, estetiğe ve görünüşe önem verirler. Bu yemek için de geçerlidir bir giysi için de. Her zaman görüntüsü hoş olanı görmek ister ve estetik ararlar.


İçedönük Algılama : Introverted Sensing (Si)


Bu fonksyon yine sadece görünen ve gerçek olanı geçmiş ile karşılaştırma yaparak algılamaya çalışır. Fiziksel tecrübeleri kategorize edip gerektiğinde hızlıca çağırır. Bu yüzden gerçek olan üzerindeki geçmiş ve şimdide detaylara dikkat ederler.


Bu fonksiyon detaycı ve bilgiyi saklama eğilimdedir. Olayları kategorize eder, notlar alır ve içsel bir dosyalama sistemi oluşturarak saklarlar.


Bunun ile yönetilen bireyler, olası durumlarlar karşılaşma ihtimaline karşın organize ve düzenlidir. Geleneğe saygı gösterirler ve olması gerekenin olması dürtüsü ile hareket ederler.

Diğer tiplere nazaran, "gelecek geçmişin tekrarıdır" ı en çok benimseyen tiptir.




B-) Yargılayıcı / Karar Verici Fonksiyonlar :


İçedönük Hissetme : Introverted Feeling (Fi)


Bu fonksyon diğerine göre sahicilik, kişisel değerler ve ferdilik ister. Bundan dolayı değerleri paylaşma noktasında isteksizdir ve aynı yüzden Fe ile anlaşamaz. Fi ler toplum kurallarına uymayan ve ferdi yaşayan tiplerdir.


İçedönük Hissetme duyguların ve ahlak kavramının derinlemesine analizini yapan tiptir. Duyguları köklerine kadar ayırır ve irdeler. İçsel olarak doğru ve yanlış kavramlarının tanımını yapar ve kararlarını bu tanımlara göre verir. Hemen her şeyin arkasında daha derin anlamlar arar. Kendi duygularının farkında ve iletişim halindedir ve kendilerini diğer insanların mutluluk ve acılarını anlama eğilimleri yüksektir.


Bu fonksiyon ile yönetilen tipler, merhametlidir ve ahlaki kavramlarla ilgili kaygılıdır. Genelde artistik ve yaratıcıdır. Dışarıya duygularını gösterme konusunda başarılı değildir. İçsel dünyaları geniş ve dışarı çoğu zaman kapalıdır.


Dışadönük Hissetme : Extroverted Feeling (Fe)


Dışadönük Hissedenler sosyal normları kontrol etme ve barışın sağlanması noktasında endişelidir. Karar verme mekanizması olarak işler ve grup için en iyi ve doğru olanı seçme eğilimdedir. Diğerlerinden aldığı bilgi ve tecrübeyi, kendi içsel metodlar ile kendine bir ayna gibi gösterebilir. Özeleştirisi vardır. Diğer fonksiyonlara göre en çok sosyal etkileşime ihtiyaç duyan fonksiyondur.


Diğerleri ile bağ kurmak ve müştereklik arar. Etiketler şeklinde tezahür eden "değerler" sistemi yaratır ve bundan beslenir. Ortak değerlere sahip çıkmayanlara karşı önyargılı olabilir.


Bunun ile yönetilenler, diğerlerinin duygularına da hakimdir. yorulmadan sosyal etkileşim içindedir. En mutlu ve yaşam gücü yüksek olduğu an, sevdiklerinin yanında olduğu andır.

Her ne gerekirse gereksin, harmoni ve barış için gerekeni yapar. Yakınındakiler sağlıklı, mutlu ve rahat ise o da aynı şekildedir.





Dışadönük Düşünme : Extroverted Thinking (Te)



Tümevarımsal mantığın kendisidir. Gerçekleri, en gerçek olandan, en gerçek olmayana şeklinde hiyerarşik olarak sıralar. Sağlam ve ampirik olan datayı kullansa bile data hep dışardan gelmelidir.


Dışadönük Düşünme, dış dünyadaki düzeni, olabildiğince mantık ve verimlilik ile sağlamaya çalışır. Üretkenliğe, her şeyden çok aşırı önem verir. Sonuç odaklı bir fonksiyondur. Hızlı karar vererek, hedef doğrultusunda sağlam plan yaparak ilerler.


Bu fonksiyon ile yönetilenler, düz, açık sözlü, keskin, yüksek üretkenliktedir. Çalışma alanlarında, hızlı insiyatif alan ve etkileyici doğal liderlerdir. Dominant dışadönük düşünme, bu fonksiyonu düşük olanlar üzerine patronluk taslar ve onları kontrol etmeye çalışır gözükebilir ancak bu sadece en verimli ve mantıklı olanı düşünemeyenleri buna zorlamasından dolayıdır. Herkesi bu mantıklı ve en verimli olan sonucu kabul etmeye ve kullanmaya zorlar.


İçedönük Düşünme : Introverted Thinking (Ti)


Tümdengelim mantıktır. Sadece bilgi hakkında genel datayı toplar ve subjectif bakış açısı ile mantık yürütmeye başlar. Bir sistemi veya düzeni soyutsal olarak açığa çıkarmak için kendi içsel mantıksal prensiplerini kullanır.


İçedönük düşünme, bilgi toplama fonksiyonudur. Çatışmaları ve uyumsuzlukları çok hızlı bir şekilde tespit eden yegane fonksiyondur. İşlerin ve şeylerin nasıl çalıştığını anlamak ister. Bu sebeple olayları ve bilgiyi en düşük seviyede böler tek tek inceler ve bir bütün olarak nasıl çalıştığını tespit eder.


Bu fonksiyonla yönetilenler, hatalara karşı mantıksal, sistematik ve objektiftir. Verimliliği arttırmak içn sürekli kısa yollar bulma eğilimindedirler. Ti dominant olanlar, bilgiyi işlerken ve edindiği sonuçları ve çıkarımları paylaşmadan önce çok yüksek derecede içine kapanık ve odaklı çalışabilirler. Ancak rahat hissettiklerinde bilgilerini açıklama gereği duyarlar.


Böylece fonksyonları olabildiğince özet ama detaylı şekilde anlatmış bulunduğuma inanıyorum.


Fonksyonları tanımlarken herkesin 4 fonksyonun sıralaması ile karakterinin tanımlandığını söylemiştim. Bu dizilime göre bazı önemli konbinasyonlar mevcuttur. (Bu yazıda hepsine değinmeyeceğim ama ileride yazıyı bu şekilde detaylandırabilirim) Jung'a göre bu dizilimler içinde çok önemli bir kombinasyon vardır. O da Intution - Thining kombinasyonlarıdır. Yani MBTI ve 16 karakter tipine göre xNTx, fonksyonlara göre ise Ne-Ti veya Ti-Ne sıralaması.


Bu ikili (Ne-Ti , Ti-Ne) 'ye sahip olanlar tarihte çoğunlukla, felfese ve bilim dallarında çığır açan ve büyük yeniliklere öncülük yapan kişilerdir. Önsezi ve Düşünme ikilisine sahip olmak gerçekleri ve olasılıkları en keskin şekilde gözlem ve bunların üzerine detaylı ve odaklı olarak çalışma isteği doğrurur. Bu da onları doğal birer bilim insanı yapar.


Aynı şekilde bazı özel dizilim ve kombinasyonlar da kişiler hakkında bize ön bilgi verir.


MBTI ve 16 kişilik tip çalışmaları bu kombinasyonların ve dizilimlerin hepsini birer stereotype haline getirir ve kişiyi tanımadan bile onun hakkında gözlem yaparak bilgiye sahip olabileceğimizi söyler. (Tabii gözlem yapan kişi NT ise doğruluk payı artacak değil ise azalacaktır)


Sonu itibari ile toplumda tüm kombinasyonların bir rolü vardır. İstesek de istemesek de bu rolümüzü oynamaya devam edeceğiz.




Hangi tipler hangi fonksiyonları kullanıyor?


Bilişsel fonksiyonlarımızı, kendimiz seçip, değiştiremeyeceğimizi bilmek oldukça önemlidir. İçedönük ve Dışadönük aynı fonksiyon aynı beyinde beraber çalışamaz. Ya birine sahipsinizdir yada diğerine. Örneğin: ya dışadönük önseziniz vardır yada içedönük önseziniz. Biri ya vardır ya yoktur. 1 ve 0 olarak işlerler.


Karakterinizin tanımı fonksiyonlarınızın hangi sıra ile dizildiğine göre belirlenir. Tipleri belirlerken, hangilerini çok sık kullandığımız, hangilerini sıklıkla, hangilerini bazen ve hangilerini nadiren kullandığımız kritiktir. 3. ve 4. fonksiyonlarımızı bazen kullanıp kullanmadığımızı bile tam olarak tespit edemeyiz. En iyi sonuç: hangi tespit edebildiğimiz 2 ana fonksiyonun günlük hayatımızda en çok kullandığımızdır.


Fonksiyonları hangi sırada kullandığımı nasıl anlayabilirim?


Birincil Fonksiyon asla vazgeçemediğimiz, günlük rutinde sürekli şekilde ataklar olarak yaşadığımız ve olmadığında eksikliğini hissedip bizi mutsuz etme noktasına kadar götürebilendir.


İkincil (Yardımcı) Fonksiyon, birincil fonksiyonun tamamlayıcı olarak tezahür edendir. Farkındayızdır ancak kullanmamayı seçme ve bekletme özgürlüğü sunabildiğimizdir.



Üçüncül ve Dördüncül (Bayağı) olanlar; sıklıkla başvurmadığımız fonksiyonlardır. Orta yaşlara gelene kadar bunlar çoğu zaman aktif olmayabilir ve aktif olmayı bekleyen pasif olarak çalışan fonksiyonlar olarak kalabilirler. Küçük yaşlarda bunlar stres altındayken sıklıkla başvurulan fonksiyonlardır. Güvensizlikten gelen korku ile birincil ve ikincil olmayan bu fonksiyonlara genç yaşlarda sıklıkla kurtarıcı olarak başvurabiliriz. Özgüven arttıkça ve dengeli bir hale geldikten sonra tüm fonksiyonlar yerine oturur.


16 Karakter Tipiniz (MBTI)'in bilişsel fonksiyonlar ile tanımlanmış hali aşağıdaki gibidir.


Sırası ile dominant, yardımcı, üçüncül ve dördüncül (aşağı, bayağı) fonsiyon.


ENFP: Ne – Fi – Te – Si INFP: Fi – Ne – Si – Te INFJ: Ni – Fe – Ti – Se ENFJ: Fe – Ni – Se – Ti ISTJ: Si – Te – Fi – Ne ESTJ: Te – Si – Ne – Fi ISTP: Ti – Se – Ni – Fe ESTP: Se – Ti – Fe – Ni INTJ: Ni – Te – Fi – Se INTP: Ti – Ne – Si – Fe ENTJ: Te – Ni – Se – Fi ENTP: Ne – Ti – Fe – Si ISFJ: Si – Fe – Ti – Ne ISFP: Fi – Se – Ni – Te ESFJ: Fe – Si – Ne – Ti ESFP: Se – Fi – Te – Ni

Temelde, teorik olarak, herkesin bu 8 bilişsel fonksiyona erişimi vardır fakat size ait olmayan bir fonksiyonu kullanmayı denemek/zorlamak bile kişi için oldukça kötü bir tecrübe olabilir. Beyniniz bu davranış modelini şiddetle reddecektir. Kısaca ne iseniz osunuz. Karakterimiz çok küçük yaşlarda bu fonksiyonlar ile tanımlanır ve asla değişmez. Birbirimizi değiştirmek yerine bilişsel fonksiyonlarımızı anlayıp kabul edersek bu herkes için en iyi anlaşma yolu olacaktır.

Umarım yazımı faydalı bulmuşsunuzdur.

Sevgiler

Alper


Tahmin ettiğiniz üzere ben uç noktada bir ENTP 'yim. Yönetici gezegenim de ay pardon fonskiyonum da Ne. Bu arada Jung'un koyu bir astroloji fanatiği olduğunu bilmenizde fayda var. Ancak bir biliminsanı hiçbir zaman pseudoscience ve gerçek bilimi birbirine karıştırmaz. Jung da öyle yapmamıştır.

HATIRLATMA : FİKİRDEMELER PODCAST 'İMDE BURADA YAZILI OLAN TÜM KONULARI VE DAHA FAZLASINI SESLİ OLARAK DA İLK BÖLÜMDE DİNLEYEBİLİRSİNİZ. AŞAĞIDAKİ RESME TIKLA VE İLK BÖLÜMÜ DİNLE. TAKİP EDERSEN SEVİNİRİM VE FAZLASI İÇİN MOTİVE OLURUM.






2,033 görüntüleme