Gılgamış ve Kuran - Tufan Olayı

En son güncellendiği tarih: Mar 5



Ön Bilgi


Bu yazımda Sümer Mitolojisini - daha da özgül ve belirgin olarak - Gılgamış Destanı ile Kuran (ve diğer İbrahimi, Semavi dinler) arasındaki tesadüfi olamayacak derecede benzer, Tufan Olayı betimlemelerinden yola çıkarak, birkaç önerme ve ilişkilendirme sonrasında bazı çıkarımlarda bulunacağım.


Bu çıkarımlarımı; (özellikle belirtmek istiyorum) kendi dini inançlarım üzerinden değil, objektif olarak, sadece Kuran ayetleri ve Gılgamış Destanı'nın ilgili satırlarını referans alarak yapacağım.


Kullanacağım analiz yöntemini bir Açık önerme (doğruluk değeri değişkenlere bağlı olarak değişen) olarak düşünebiliriz. Ham olan doğru ve somut veriyi kullanarak bazı önermelerde bulunup, önermelerden yola çıkarak önümüze çıkacak olan tüm olasılıkları değerlendirerek sonuca gitmeye çalışacağım. Yakın karakterdaşım, Sherlock Holmes'in veri işleme metodlarından da yardım alacağım.


Referans Noktaları ve Olasılıklar.


Olayların birbiri ile olan bağlantılarından herhangi bir çıkarım yapabilmemiz için kendimize bir ortak çıkış noktası belirlememiz gerekiyor. Bu çıkış noktası, bizi birçok farklı olasılığı olan bir kurgu ağı içine sokacak. Bu kurgular havuzu içinde tüm olası olmayanları eleyerek en olası olan durumları su üzerine çıkartmaya çalışacağız.


Kurguya başlamadan önce, çıkış nokta(lar)mızı belirleyebilmek için elimizde hangi veriler var bir bakalım :


(Lütfen yazıyı okumaya devam etmeden önce Tablet XI'in tamamını ve Kuran'ı Kerimdeki ilgili ayetleri okuyun, yazının devamında ilgili satır ve ayetleri tek tek paylaşmadan sadece bu metinleri referans vereceğim)


1-) Gılgamış Destanı, Tablet XI - 20. satır ile başlayan, Tufan öncesi ve sonrası anlatımları, Kuran'da da bahsi geçen, Hz. Nuh'un hikayesine ait ayetler yüksek bir uyumluluk ile örtüşmektedir. (aynı olayın farklı isimler etrafında anlatımıdır)


2-) Gılgamış'ın ölüm yılı yaklaşık olarak M.Ö 2350 olarak hesaplanmıştır. Tufan Olayı'ın ise gerçekleşme tarihi tahminen M.Ö 2348. olarak hesaplanmaktadır.


3-) Gılgamış Destanı, Kuran'dan önce yazılmıştır.


Bu herkes için açık ve "doğru" olan verileri harmanladığımızda, kendimizi bir olasılıklar havuzu içinde buluyoruz. Sonuca varabilmek adına bunları en basit iki önermeye indirgemek zorunda olsaydık bunlar :


1-) Kuran ve Gılgamış Destanı, aynı kaynağın farklı sunumlarıdır ve birbirini desteklerler.

2-) Kuran ve Gılgamış Destanı farklı kaynaklardan yazılmıştır.


(Farklı/Aynı Kaynak 'tan kastım: Dini açıdan irdelendiğinde, insanlara öğüt olması ve toplumsal yaşam tavsiyeleri anlamında, üst bir bilincin herhangi bir yardımcı (teknolojik) araç ile insanlara bilgi akışı sağlayan "Kaynak" tan bahsediyorum. Dini olmayan yaklaşımda ise metinlerin yazımını gerçekleştiren akıldan bahsediyorum.)


Şimdi bu iki önermenin ayrı ayrı doğru olduğunu varsayıp, sonuçlarına göz atalım:


Önerme 1: Kuran ve Gılgamış Destanı aynı kaynağın farklı sunumlarıdır ve birbirini destekler.


Şayet bu önermeyi doğru kabul edersek aşağıdaki net çıkarımları elde ederiz. (Hepsini yazmıyorum, ileride daha detaylı işleyeceğim için sadece birkaç örnek vereceğim)


a-) Gılgamış, Hz. Nuh'un ta kendisidir.


b-) Kuran'ı Kerim deki Allah, Gılgamış Destanın'daki Yaratıcı Tanrı (Su Tanrısı) Ea'dır. (Tanım itibari ile Kuran'daki anlatımla da çelişmez. İkisi de yaratıcı olan ve her şeyi bilen bilge Tanrıdır)


"Ea, Sümer Mitolojinde Su-tanrı ve Enki adıyla da anılır. Sümer-Akad inançlarında evrenin ana öğesi su'dur. Daha açık bir deyişle Sümer evreni gök (An), toprak (Enlil) ve su (Enki) olmak üzere üçe ayırmakla beraber bunların temel ve tümünün yaratıcı öğesi olarak su'ya tapmışlardır. Bu bakımdan, Ea büyük yaratıcı tanrıdır, göğü ve toprağı o yaratmıştır, aynı zamanda tüm bilgeliktir ve bundan ötürüde büyüsel etkiler onun yardımıyla elde edilir."


c-) Tufanı gerçekleştiren hava Tanrısı Enril, Kuran'daki Mikail'dir.


Önerme 2: Kuran ve Gılgamış Destanı farklı kaynaklardan yazılmıştır.


Şayet iki metnin farklı kaynaklardan geldiğini baz alırsak; işler bu defa biraz daha karmaşık bir hal alıyor çünkü birbiri ile -tanım itibari ile - aynı olan iki metnin birbirinden bağımsız olarak yazıldığı iddia etmek, bu metinlerdeki ilgili içeriğin (Tufan) de tamamen rastlantısal olduğunu iddia etmek olur ve rastlantısallık bizi çıkmaza sokar.


Farklı coğrafyalarda fakat yakın dönemlerde yazılmış olsaydılar bir rastlantısallıktan bahsediyor olabilirdik ancak referans noktamızdaki gerçek veri bize Gılgamış Destanı'nın, Kuran'dan daha önce yazıldığını açıkça gösteriyor.


Diyelim ki rastlantısal. Gılgamış Destanı daha önce yazıldığı için bu rastlantısallığı kabul etmemiz durumunda Kuran'ın, ilgili ayetlerinin, sadece Gılgamış'tan ilham alınarak ve/veya direkt kopya çekilerek yazıldığı iddiasına götürür.


Sonuç itibari ile bu da : Kuran'ın peygamber aracılığı ile geldiği inancını direkt olarak baltalayacaktır. (Kendi inancımı ve fikrimi beyan etmiyorum, sadece rastlantısallığın en olası sonucunu söylüyorum. )



Eleme


Ben daha çok Önerme 1 ile elde ettiğimiz sonuçlarını incelemek istiyorum çünkü daha olası olan ve destekleyici kanıtlara sahip olan o.


Yukarıda da örneklerini verdiğimiz, ortak metinlerin çıkarımlarından elde ettiğim sonuçları şimdi detaylandıracağım ve ön eleme ile daha çok olası bulduğumuz Önerme 1 'in çıkarımları bizi hangi yeni olasılıklara ve çıkarımlara götürecek bakacağız.


Tekrar etmek gerekirse, iki metnin birbirinin destekleyicisi ve aynı kaynaktan olduğunu söyledikten (varsaydıktan) sonra farklı metinlerdeki farklı isimleri birbirleri ile eşleştirmiştik.


Ea - Allah

Enril - Mikail

Gılgamış - Nuh vb...


Burada bana karşı çıkıyor olabilirsiniz çünkü iki metindeki isimler birbirinden farklı ancak tanım itibari ile rolleri baz aldığımızda (Önerme 1'i de kabul ettiğinizi varsayarsak) bu çıkarımları çürütmek neredeyse imkansız çünkü :


1-) İki metin birbirinin destekleyicisi ise,

2-) Aynı kaynaktan geliyorlarsa,


Ortak tanımı olan rollere ait isimlerin aynı "varlıklar" olduklarını kabul etmek zorundayız, aksi takdirde Tufan olayını farklı iki olay olarak kabul etmemiz gerekecek bu da bizi tekrar Önerme 2'ye doğru götürecek.


Örneğin ; Kuran'da hava olaylarını kontrol eden "Melek" Mikaildir. Gılgamış Destanın da ise bu görev Enril'indir ancak Enril burada Melek olarak değil Tanrı olarak tasvir edilmiştir.


Burada kelimelere çok takılmamak gerekiyor, arada 2000 yıldan fazla zamana sahip olan iki farklı kültürden bahsediyoruz.


Ancak roller bizim için önemli çünkü sabit olan ve yeni çıkarımlarda bulunabilmemiz için referans alacağımız modeller bu roller. Yani Enril'in bir Tanrı yada Melek olmasının bir önemi yok, hava şartlarını kontrol eden Varlık olması yeterli.


Çelişki


Çelişki başlığı biraz riskli bir başlık gibi gözüküyor ancak bulabildiğim en gerçekçi kelime bu.


Buraya kadar varsayımlar üzerinden geldik ve varsayımlar bizi çeşitli önerme ve sonuçlara itti.


Bu "kurgu" (ön yargıları kırmak için, bu zincirleme düşünme metodlarımın aslında aynı zamanda kendime ait bir kurgu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ben sadece gerçek verilerden yola çıkarak bir olasılıklar havuzu içinde kendimce en olası olan durumları analiz ederek ilerledim ve kendi sonuçlarıma vardım.)


Kurgunun (düşünüş) sonunda geldiğimiz noktada elimizde şunlar kaldı :


1-) Kuran ve Gılgamış Destanı aynı kaynaktan yazılmıştır, birbirlerinin destekleyicisidirler.

2-) İki metinde bahsi geçen varlıklar aynı varlıklardır.

3-) Tufan Olayı'nın başlangıcı ve sonucu aynıdır.


Bu durumda Tufan olayının anlatıldığı metinlerdeki "eksikleri" doldurmak için daha önceden yazıldığını bildiğimiz kaynağın anlatımına (bozulmadığını da varsayarsak - taş tablet) bakınca iki anlatım arasında bazı küçük farkılıklar olduğunu görüyoruz. (Küçük ancak tüme varımda her şeyi alt üst edebilecek bir detay olabilir)


Nedir bu küçük ama önemli detay ?


Gılgamış Destanı'nda açık bir şekilde olayı Enril'in (Mikail) yaptığı yazıyor. Enril (anlatıma göre) yine açık bir şekilde tüm insanların ölmesi için Tufan olayını bilinçli başlatıyor fakat Ea (Allah) Tufan olayının sonrasında açık bir şekilde Enril'e kızıyor.


Enril'in neden böylesine kötü bir iş yaptığını, en azından günahsızları kurtarıp, günahkarları hedef alması gerektiğini ve Era'dan (Cehnnem Tanrısı - Azrail veya Şeytan olarak düşünülebilir) bile daha kötü bir iş yaptığını söylüyor ve serzenişte bulunuyor.


Kuran'da ise Tufan'ın neden başladığı ve kimin başlattığı bilinmiyor.


Sümer Mitolojisine göre; Ea yaratıcı, en yüce ve en bilge Tanrı olmasına rağmen bir Annesi ve Babası var. Tanrılar hiyerarşisinde en üst noktada değil fakat diğerleri ile aynı seviyede güçlü bir tanrı. Enril ve diğer Tanrılar da onunla birlikte aynı hiyerarşik seviyede gözüküyor. (Yaratıcılıktan ve bilgelik (zekadan) gelen bir üstünlük olduğu aşikar ancak, bu Tanrısal varlıkları yöneticiler olarak düşünürsek, Ea'dan öncesi var ve Ea, Enril ve diğerleri ile aynı temel tanım - Tanrı - içinde yer alıyor)


Bu bilgiler doğrultusunda Sümer Mitolojisi ile Kuran arasında büyük bir çelişki doğuyor.


Kuran'dan bildiğimiz üzere, Allah'ın melekleri insanlar ile birlikte yarattığı ve meleklerin (Şeytan hariç) iradelerinin olmadığı ve Allah'a hizmet edip, koşulsuz boyun eğdikleridir.


Ancak İsimleri karşılaştırıp, eşleştirdiğimizde Gılgamış'da, Kuran'dakinin aksine olayı bilinçli bir şekilde Ea'dan (Allah) habersiz ve teyitsiz Enril'in (Mikail) yaptığını görüyoruz bu da bize Önerme 1'e göre Kuran'ın (aynı kaynaktan olduğunu varsaydığımızda bile) çelişkili bir ifade verdiğini gösteriyor. Burada baz alacağımız öz kaynak taş tablet olması itibari ile Gılgamış olmalı.


Şayet Kuran'ın doğru bilgi verdiğini varsayıp, Gılgamış'daki bilginin yanlış olduğunu söylersek bu defa Tufan olayı anlatımının tamamen rastlantısal yada hikaye olduğunu düşünmek zorunda kalırız bu da bizi kısır döngüye sokar.


Sonuç itibari ile bu çelişkili durumu nasıl yorumlayacağınızı size bırakıyorum (Benim kendimce düşündüğüm bir çok farklı senaryo var, hepsini de sağlam bir temele - teknolojik olarak - oturtabiliyorum ancak bu yazımda sadece bunlara değinerek yetineceğim.)


Sevgiler.

Alper

124 görüntüleme